
gerçekten ne diyeceğimi bilmiorum.. çünkü böyle bir durumda ne denir bilmiyorum... belkide hiçbişey dememek en iyisi demek geliyor içimden onu bile nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum..
allah kahretsin ki hiçbişey bilmiyorum..
çırpındıkça batmak buymuş demek ki... uğraştıkça hüzüne gömülmek, hangi dala tutunsan elinde kalması buymuş..
ben böyle olsun istemezdim oysa... neyi istesem çekip gidiyor bir daha geri dönmemek üzere.. bu soğukluk bu aradaki buz gibi elle tutulmayan, gözle görülmeyen ama sadece hissedilen kütle bir türlü çıkmıyor aradan.. ve çırpındıkça daha da batıyor kararsız bedenlerimiz...
ben böyle olsun istemezdim oysa...
çünkü öyle bir anda geldi ki; en zor an olması işten bile değildi.. ben tam batmak üzereyken, bir ışık gelip kurtardı kendi gözyaşımda boğulmaktan.. abartıyor muyum bilmiyorum.. ama herkes yaralıydı... ve kimse sonra ne olacak anlayamadı... sonra tam işte zamanı geldi demişken birden herşey tersine döndü...
neden bilmiyorum ama böyle oldu... birşeyler için uğraştıkça daha da dibe gömülyoruz şimdi. bunun tek açıklaması bu... kimse (o bile, ben bile) bunun sonunun ne olacağını bilmiyor.
bu öyle bişeyki ne tamamen bağlanmak ne tamamen kopmak aralarda bi yerde kalmak, ARAF'ta olmak gibi... ne kadar çok sevap, o kadar çok günah ve yerin araf... benimse o kadar çok sevgim o kadar da çok acım var ki ne mutluluk yerim ne de hepten hüzün.. yerim sadece araf...
ne yapıcağımı bilmiyorum.. yerimi nasıl değiştireceğimi, o kahrolası zamanın bi gün nası lehime döneceğini (bugüne kadar hiç bir mutluluk vermedi çünkü hayatıma kattığı hep beklemekti,acıydı..) gerçekten bilmiyorum.. o araftan çıkıp cennette mutluluk içinde sefa sürmeyi, ya da herşeyi bırakıp cehennemde canım acıyarak yanmayı, nasıl becereceğimi bilmiyorum işte. ne bağlanabilmek birine sıkıca, ne de tamamen kopabilmek olabildiğince uzağa...
oysa ben gerçekten böyle olsun istememiştim..
tek istediğim birazcık mutluluktu doğru olup olmadığını bile hala bilmediğim insanda...
ve tek istediğim hala sadece birazcık mutluluk..
bu kadar zor mu demek geliyor içimden.. hiçbir bedel ödemeden yaşanmaz mı bu mutluluk? ve bedelini peşinen ödüyorsan ne olacak peki? ya mutluluğu elde edemezsen? beklediğin onca zaman, hissettiğin onca hasret, boşa mı gidecek? bunun hesabını kim verecek?
umut var mı yok mu bilmiyorum... seviyor mu sevmiyor mu bilmiyorum.. ve bunun için artık söyleyebileceğim hiçbişey kalmadı...
ben gerçekten böyle olsun istemezdim...