7.9.07

Ne derdin???


şimdi ben sana kalkıp bişeyler karalasam.. ne dersin? ne diyeceğimi sana değil de buralara sölesem? aslında sana hiçbişey söylememiş olsam gerçekte? senin kendi gerçeğinde.. benim varolduğundan kimsenin haberinin olmadığı hayallerimi alıp götürdüğünde yüreğinle birlikte, ne hissettim bir de söyleyebilsem, ne derdin? ama söyleyemem.. buna yetecek kadar cümlem yok çünkü.. bunu anlatıcak kelimelerim, yakışıcak tam oturacak harflerim yok.. iyisi mi sen öylece bak yüzüme.. ben aklımdan geçireyim yine varolduğunu bilmediğin hayallerimi.. belki görürsün gözlerimden geçerken arkanda bıraktığın felaketler silsilesini.. ben sana şimdi tutup bişeyler söylesem olmaz.. yazsam karalasam seni anlatamaz.. bağırsam çağırsam bana yakışmaz.. iyisi mi sen bak yüzüme.. belki görürsün gözlerimden geçerken hatıralar silsilesini..


ama bir de oku bak Can Dündar'ımız ne demiş?

"Seni sakladığım yere ulaşamaz oldum. Yollar, gitgide uzadı ve karıştı. Ümidimi ısıtacak, parlatacak, kımıldatacak bir şeylere ihtiyacım var. Ah onun ne olduğunu biliyorum. Sonu sana geliyor her cümlenin. Her şeyin başı içinde ve sonundasın. Bu değişmiyor. Öyle içimdesin ki. Birden aklıma geldi, tuttum sana bir mektup yazdım dün. Çok mutluydum. Gün içinde neler yaptığımı, nelere kızıp, nelerle mutlu olduğumu, tek tek anlattım. Mevsimlerin ve insanların nasıl karışık ve beklenmedik olduklarını yazdım. "Yine zamansız yağmurlar" dedim, "Daha önce, hiç bu kadar zayıf değildi güneş ışınları" dedim, "Gerçekten buradaki şarkıları hiç öğrenmeyecek, bilmeyecek, söylemeyecek misin?" dedim. Çok uzun bir mektup oldu. Başından sonuna kadar okudum da. Neler yazmışım diye merakımdan.

Sonra çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. Büyük harflerle, yalnızca adını. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. Mektup cebimde. Cebim yüreğime yakın. Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın. Öyleyse mektup sende."


Can DÜNDAR

No comments: